serçe kuşu kitabının özeti

Serçe Kuş (Cahit Zarifoğlu) serçe kuşu özet serçe kuş hikayesinin özeti

Serçekuş’u bir gelincik tarlasının n içindeki yuvasında yaşar. Güneş doğmadan kalkar ve sabahın bütün güzelliklerine tanık olur. Güneşin doğuşuyla birlikte avlanmak için yuvasından çıkar. Gölbaşı Gölü’ne gelen avcıları görür. Daha sonra Kocabağ Köyü’ne doğru yol alır.
Oralarda karnını doyurmaya çalışır. Orada köylüleri izler. Akabinde koruluklar arasında gezinmeye başlar. Aklına birtakım sorular gelir. Güneş vücudunu ısıttığı için onu soba gibi düşünür. Güneşi tabiatın efendisi olarak görür. Daha sonra güneşe de hakim olan bir varlığın olduğunu düşünmeye başlar. Uçarken yükselmeye başlar. Artık o kadar yükselmiştir ki her şeyin küçük olduğunu görür ve nefes almakta da zorlanmaya başlayınca geri alçalır. Avcılardan uzak durmaya çalışır. Nedenini bilmediği bir korku içinde dağlara doğru kaçar. Kaderinden kaçmaya çalışır. Bir gün konduğu bir dalda bir avcı tarafından görülür. Avcı tüfeğini ona yöneltir. Serçekuş çok korkar. Avcıyla arasında birtakım konuşma geçer. Giderek avcıya yaklaşmaya başlar. Bu cesaretiyle ölümün korkulacak bir şey olmadığını gösterir. Avcının kendisini, Serçekuş’un yerine koyduğunu ve kendisinin de insan olsaydı neler yapabileceğini düşünür.Serçekuş’u “avcının kendisini öldürmemesini bir gün ona yardım edebileceğini söyler.” ,avcı buna çok güler. Bir kuşun ona nasıl yardım edebileceğini merak eder ve şu soruyu sorar: “Ben ölüyor olsam, Azrail başımda olsa nasıl yardım edebilirsin?” Bunun üzerine Serçekuş ölümün, Azrail’in nasıl olduğunu düşünmeye başlar. Ölümün yeni bir hayat olduğunu, Azrail’inde insanları öldüren avcı olduğunu düşünür. Avcıya biraz daha yaklaşır ve omzuna konar. Sonunda avcıyı ikna eder ve kendisini öldürmesini önler.

 
gaz maskesi toz maskesi ingilizce türkçe çeviri